2. cumhuriyetin "yeni" medya düzeni tartışıldı

2. cumhuriyetin "yeni" medya düzeni tartışıldı

Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) tarafından düzenlenen ‘Yeni Medya Düzeni, Haklar ve Sorumluluklar’ başlıklı toplantıda "yeni medya düzeni" tartışıldı. Ancak AKP'nin oluşturmakta olduğu "yeni medya düzeni" hiç de parlak bir sicile sahip değil

 
 
4- 5 Şubat 2012 tarihlerinde Bursa Gönlü Ferah Otel'de yapılan toplantıya Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın yanısıra Bursa Valisi Şahabettin Harput, YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Davut Dursun, İletişim Fakültesi Dekanları Konseyi (İLDEK) Başkanı Prof. Dr. Asker Kartarı, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Murat Karakaya, iletişim fakültelerinin dekanları ve bazı öğretim üyeleri katıldı.
 
Toplantılarda, 'Yeni Medya Düzeni, İnternet Gazeteciliği, İnternet Medyasının Hukuki Durumu, Medya İçerikleri, Denetim ve Yeni Uygulamalar, Medya Okur Yazarlığı, İletişim Fakülteleri ve Kamu Kuruluşları İşbirliği ve İletişim Fakülteleri ve Sektör İşbirliği konuları ele alınırken, konuşmacılar Türkiye'de medya çalışanlarının hak ve özgürlükleri, yaşadıkları sömürü, yazılı, görsel ve internet medasına uygulanan baskılara hiç değinilmemesi dikkat çekti. 
 
llk günkü konuşmasında Bülent Arınç İletişim Fakültesi mezunlarının işsizliğine ve patronların kar mantığıyla bakmasına değinirken "Özel sektör işin kar tarafına bakıyor. Çok daha ucuza çalıştırabilecekleri, piyasadan gazetecilerle bu işi yürütmeye çalışıyorlar. Halbuki iletişim fakültesi mezunlarının gazete, dergi, televizyonlarda çalıştırılması, en azından buraların merkez komuta kademesinde yer almaları gerekir." dedi. Ancak Arınç bunun bizzat kendi partisinin dümenindeki kapitalizmin yasası olduğuna değinmedi.
 
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) İnternet Dairesi Başkanı Osman Nihat Şen ise yaptığı konuşmada TİB'in sansür uygulamalarını "çok sayıda şikayet geliyordu" sözleriyle savunmaya çalışırken, mevcut yasanın "hakareti engellediğini" belirtmekten de geri durmadı.
 
TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin ise konuşmasında, TRT'de yaptıkları "hizmetler" hakkında bilgi verdi. Şahin, ''Çocuklara zararlı hiç bir şeyi çocuk kanalında reklam olarak göremezsiniz. Gazlı içeceklerin reklamını yasakladık. İsterse 100 kat reklam geliri olsun, cipslerin reklamını TRT Çocuk'ta göremezsiniz. Bu, sektöre bir ahlaki-etik yapı getirdi. Onun için de biz bu gidişattan memnunuz'' dedi.
 
Buna karşın TRT son yıllarda doğrudan iktidarın bir yayın organı olarak davranmakla eleştirilirken, kurumda Adnan Oktar'ın "belgesel" gösterimlerine yer verilmesinden TRT Çocuk'ta "oruç tutmayan çocuğun yüz karası olduğunu" söyleyen çizgi filmlerin yayınlanmasına pek çok "ilke" imza atmakta.
 
2. cumhuriyetin medya düzeni:
 
2002 yılında iktidara gelen AKP'nin bugünlere gelmesinde yandaş olarak adlandırılan medya gücünün çok ciddi katkıları sözkonusuyken, özellikle 2007 sonrasında "yandaş medya" dışında kalan egemen medya kuruluşlarının da iktidarla iyi geçinmek, aralarını iyi tutmak adına habercilik, doğru ve tarafsız bilgi aktarma gibi temel ilkelerden feragat ettiği eleştirileri daha yüksek sesle çıkıyor. 
 
AKP'ye muhalif sunucu ve köşe yazarlarının dahi işsiz kaldığı şu günlerde Türkiye Dünya'da en fazla gazetecinin tutuklu olduğu ülke olma konumunu sürdürüyor. Bununla birlikte AKP zor şartlar altında çalışan basın emekçilerinin mesleklerini icra ederken yıpranmadıklarını iddia ederek yıpranma tazminatı haklarını kaldırmıştı.
 
Çeşitli internet medya derneklerine göre yeni çıkartılacak internet medyası yasasının da yargı ve yürütme  baskılarının nispeten dışında kaldığı internet alanını da kısıtlayacağı belirtilirken, internet medyacılarının "reklam gelirleri ve sarı basın kartı ile" satın alınmak istendiği iddia edilmişti.
 
 
 
Bursa Yorum Haber Merkezi

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.