90 değil 200 yıldır cami olarak kullanılmıyordu!
İznik Ayasofya Müzesi’nde bayram namazı kılınması basına “90 yıl aradan sonra ibadete açıldı” şeklinde yansıdı. Oysa 200 yıldan fazla süredir, ibadet yapılmıyordu.
Kötü bir restorasyonun ardından el çabukluğu ile camiye dönüştürülen İznik Ayasofyası’nda, müze tabelası söküldü, “Ayasofya Camii” tabelası asıldı, mozaik kaplı zemine halılar serildi. AKP, DP, Has Parti, BBP, MHP’nin il başkanlarının katılacaklarını duyurdukları bayram namazına Vakıflar Genel Müdürü ve Belediye Başkanı da katıldı, namazı İznik Müftüsü kıldırdı.
Restorasyonun camiye göre yapılmadığını anlatırcasına Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, ''Bugün burada ibadete başladık. Ama içerisi soğuktu. Öncelikli olarak pencerelerden başlamak üzere içeride ibadet etmeyi kolaylaştıracak mahiyette bir restorasyon düşünüyoruz.” dedi. Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem açıklamasında ''Burada ibadet etmek bugün nasip oldu. Ben gerçekten çok mutluyum. Burada tekbir seslerinin yükselmesinden, Allah nidalarının yükselmesinden oldukça mutluyum. Bir bu yönü var, ikincisi ise vakfedenin iradesini gerçekleştirdiğimiz için bundan dolayı da ayrıca mutluyuz.” dedi.
Yalan Hızlı Yayılıyor
Ertem, “1922’de Bursa’nın işgali sonrası harap hale gelen tarihi yapı hiçbir zaman müze olarak kullanılmadı. Yaklaşık 90 yıl aranın ardından yeniden aslına uygun olarak camiye çevrilmesi ve vatandaşların bugün büyük coşkuyla namaz kılması görülmeye değerdi.” dedi. Açıklamanın ardından Anadolu Ajansı (AA) kaynaklı haberlerde tarihi yapı, “tarihi cami” olarak nitelendi ve “90 yıl aradan sonra bayram namazının kılınmasıyla ibadete açıldığı”nı iddia etti. İHA ise yapının Bursa'nın işgalinin ardından harabeye döndüğünü ve bugüne kadar ibadete kapalı bulunduğunu ileri sürdü.
Oysa uzmanlar yapının cami olarak ibadet işlevini 19. Yüzyılda kaybettiğini ve harabeye döndüğünü açıklamışlardı. Prof.Dr. Engin Akyürek yaptığı yazılı açıklamda “Ondokuzuncu yüzyılın başından itibaren İznik’i ziyaret eden Hammer (1804), Texier, Moltke, Poujoulat, Naumann, Goltz (1891) gibi birçok tarihçi ve gezgin, yapının harap ve kullanılmaz halde olduğunu yazmışlardır.” demişti. Sanat Tarihçi Hayri Fehmi Yılmaz ise, “Ondokuzuncu yüzyılda yapı terkedildiği için Osmanlı çini karolarının artık olmadığını belirtmişti.”
Sıradaki “Ayasofya Cami”nin işareti de verildi
Daha önce komik biçimde caminin yapıldığını ama hıristiyanların da gelebileceğini belirten yetkililer, tartışmaya son noktayı da koydular. Vakıflar Genel Müdürü Ertem, “Bir yandan namaz kılınacak, diğer yandan ayin yapılacak. Bu uygun bir manzara değil, mümkün değil. Kesinlikle burası cami olarak kullanılacak.” dedi. Diğer yandan önce “başka Ayasofya yok” diyerek, Ayasofya'nın camiye dönüştürülmesine karşı çıkan sanayi ve ticaret odaları yetkilileri de iki gün önce ayakkabılarını çıkararak girdikleri tarihi yapının, artık “tarihi cami” olduğuna hükmettiler.
Açıklaması sırasında Genel Müdür Ertem, sıradaki tarihi yapıya da işaret etti. Türkiye’de İstanbul’da 2, Trabzon ve İznik’te birer olmak üzere toplam 4 Ayasofya Camii olduğunu anlatan Ertem, “İstanbul’daki küçük Ayasofya ibadethaneye açılmıştı. Burası da açıldı. İstanbul’daki Ayasofya Müzesi de 1934 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye dönüştürüldü. Orasıyla ilgili bir şey diyemeyeceğim.” dedi. Böylece Ertem, sırada Trabzon ve İstanbul olduğunu dile getirmiş oldu.
(soL)







Yorumlar
Yeni yorum gönder