Yeni Osmanlıcı “teknik üniversite”

Yeni Osmanlıcı “teknik üniversite”

Bursa’da geçtiğimiz gün Bursa Teknik Üniversitesi’nin açılışına Yeni Osmanlıcılık damgasını vurdu. BTÜ Rektörü Prof. Ali Sürmen’in bilim ve teknikten uzak, piyasacı, Osmanlı’ya özlem duyan, İslamcı ve emperyal hayallerle dolu konuşması geceye damgasını vurdu.

 

Ali Sürmen yaptığı konuşmasında üniversitelerini tanımlarken AKP’iktidarındaki 2. cumhuriyet üniversitelerinin mantığını da özetlemiş oldu. Sürmen “Artık, 'dersimi, sınıfımı geçsem, diplomamı alsam, şöyle getirisi fena da olmayan bir iş, geçimimize katkısı olacak bir eş... Allah bereket versin'. Hayır. Bu dönem bitti. Artık iyi bir mezunun 'istihdam edilmeyi düşünen' değil, 'istihdam yaratmayı düşünecek kadar cesur ve geniş ufuklu' olarak tanımlandığı günlere geldik. 'Gözü dışarıda olmak' çapkınlık anlamında kullanılan olumsuz bir deyimdi. Ama ben size 'basit ve yerel düşünmeyen, dünyaya açılmayı hedefleyen, dünya ölçeğinde işler peşinde koşan' insanlar olma anlamında 'gözünüz dışarıda olsun' diyorum.” derken, emekçi çocuklarının artan harç fiyatları vb. maliyetlerin sürekli artışıyla okumakta gittikçe zorlandığı devlet üniversitelerinde de öğrencilerin birer burjuva olmaları için yetiştirileceklerinin haberini vermiş oldu.

Konuşmada Yeni Osmanlıcılık'ın izleri

Gene Hakimiyet gazetesinden Mustafa Özdal’ın geçtiğimiz gün köşesinde yazdığı yazısına göre, Sürmen Osmanlı güzellemelerine ve Türk-İslam ideolojisine göndermelere yer veren şu konuşmayı yaptı;

“Siz ki ‘İlim Çin’de olsa onu gidip bulunuz’ diyen bir felsefenin, İstanbul’un fethinde bulunmak için çölleri aşan bir azmin, gönülleri fethetmek için Orta Asya’dan Anadolu’ya gelen bir inancın mirası üzerinde oturmaktasınız. Bulunduğunuz yere çakılıp kalmak sizin neyinize? Bugün Bursa’yı gezeceksiniz. Basit bir merakı yansıtan gözlerle değil, hangi devirlerde, hangi vasıtalarla hangi diyarlara hükmetmeye çalıştıklarını anlamaya çalışan bir nazarla bakın Yıldırım’a, Emir Sultan’a, Tophane’ye, Pınarbaşı’na, Muradiye’ye, Murat Hüavendigar’a. Ve siz onlarla kıyasla nelere sahip değilsiniz ki neleri başaramayacaksınız”

Klasik müzik yerine Osmanlı saray müziği

Konuşmalardan sonra ise, modern, çağdaş yaşama gönderme olarak üniversite açılışlarında bir gelenek haline gelen senfoni orkestrasının yerine sahne alan orkestra izleyicilere Osmanlı saray müziği konseri verdi. Özdal yazısında bunla ilgili olarak da bir AKP’li ile yaşadığı şu diyaloğu aktardı: “Eee artık 2. Cumhuriyet’te yaşıyoruz.” Bundan daha ilginci ise hakim Bursa medyasının bütün bunları görmemiş, ya da görmezden gelmiş olması idi.

Bir arıza değil, bütünün parçası

Avrupa ülkelerindeki üniversitelerin tektipleştirilmesi projesi olarak adlandırılan Bologna süreci ile üniversitelerde bilimsel eğitim yerini piyasacı bir yapıya, öğrencileri bir müşteri ve geleceğin patronları olarak gören bir anlayışa terk ediliyorken, AKP’nin hem kendi döneminde açtığı üniversitelerde, hem de Türkiye’nin köklü üniversitelerinde gittiği kadrolaşmalar sonucu üniversiteler bilimsel ve özerk bir kurum olmaktan uzaklaşırken, iktidarın ve sermayenin daha fazla hegemonyası altına giriyor. Öte yandan cemaatlerin üniversite ve liselerdeki faaliyetleri ve cemaat vakıflarına ait özel dershane, lise ve üniversitelerinin de etkisiyle eğitim sistemi bilimsel ve objektif olmaktan uzaklaşarak gericileştiriliyor, piyasanın ve patron sınıfının ihtiyaçlarına göre şekillendiriliyor. Son olarak Türkiye’de bilimsel araştırmaların iki merkezi olarak gösterilen Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) bir geceyarısı KHK’sı (kanun hükmünde hükümet kararnamesi) ile siyasi iktidara bağımlı kılınmış, pek çok ilerici akademisyen ve de TÜBA üyeleri duruma isyan etmişlerdi. Ali Sürmen’in bu konuşmasının ise tüm bu sürecin bir sonucu olduğunu söylemek yanlış olmaz.

 

Bursa Yorum Haber Merkezi

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.